30 Ekim 2007 Salı

bohem hayaller

bugun cok bunalimim, ba$tan uyariyorum ona gore. galiba cok turkce muzik dinledim 2 gundur ondan. bi de her gun yapilacak odev filan gak guk bi$iler var butun gun bilgisayar ba$indayim, ama tamamen saftirikligimden yani. dun 4u geciyodu yattigimda, ne yaptim peki, dunyayi mi kurtardim, hayir tabi, doktora programlarina baktim ahaha, mad men izledim bitti ilk sezon, pa$amlar ikinci sezonu taa yazin cekmeye baslicaklarmis kil oldum ona bi. sonra neyse karakterleri cast'i filan okudum isim yokmuscasina ehueh. zaten gece yatarken lan sabah uyanamazsam nolur eyvah falan dedim, sonra da kabuslar gordum bi uyaniomusum saat 2ymis filan. neyse gittim sonra bizim bebelerin dersine, yine bi sictim ahaha hepsinin kafasi karisti, neyse sonra iste attim tuttum bisiler bu boyle su soyle filan diye, yarim saatte bitti hepsi. bu arada cok kotu bisi ogrendim, zaten ben bu asistanligi yapmasam da burs alcakmisim..yani potansiyel asistanlarin hepsine para veriolar, ama iste bazilari sansli secilmis the one olup asistanlik da yapiyo bosu bosuna. hatta benim gibi hayvan gibi derse yapanlar da var. 9 hafta bi donem, her derse 2 gun falan hazirlaniorum, ilk gun kendi kendime calismaya calisiorum, ikinci gun gidip hocaya sorup temize cekiorum anlatcaklarimi, bu da demek ki upf hayatimdan 9 * 2 = 18 gun goturmus olcak aralik'a kadar. fak di sistım.
neyse iste ben de doktora programlarina bakiorum uluslararasi iliskiler, siyaset bilimi, avrupa calismalari falan ehehe.. kisacasi bilmiom napicam ne edicem gayet karisik hallerdeyim.
nazliyla ev bakicaz bu aralar, zira bu bebek aglamalari falan beni hepten germeye basladi, sabah koridordan gecemiorum bizim bebe tam ortasinda duruyo, soyle kaldirip kenara koyiyim dedim aglamaya basladi ahahahaha ama bi yerden sonra insan tepki vermemeye basliyo, o da cok ilginc bi durum tabii. evolution hesaaabi..ayrica her sey insanin yaninda sevdikleri olunca guzel vallahi. ben burda bunu anladim. barselona iyi hos da, tek basina nereye kadar..gelin diyorum yahu!
neyse simdi yapilacak edilecekler listesine geciyorum:
dinleyin: cagri raydemir, abarttik artik facebook'a grubunu kurduk adamin eheuheu ama cok guzel velet beceriyo valla deli deli sozler yaziyo anlamiorum bile ben. buyrun burdan yakin:

http://www.myspace.com/cagriraydemir

izleyin: persepolis geldi mi ki?? gelmediyse de gelir bu aralar herhalde. bulun izleyin, kitabi inanilmazdi, filmi de iiymis diye duydum ah ben gelmeden gelmese keske.

p.s. to pinis: bu aralar taktim ozlem tekin'e, tribute to interplane days diyorum! (bi de gunaydin diyorum o ayri)

25 Ekim 2007 Perşembe

catalonia is not spain??

yok daha katalan devrimine kendimi kaptırmadım. ama apartmanımızdaki amcaya rezil oldum, onu anlaticam, başlık da bunu açıklıyor. dün tam evden koşarak çıkıyorum yine derse gitmek için (ev-okul arası tam 2 dakika, ama hep derse en geç giren ben oluyorum, neden acaba??), kapıda geçen hafta kapıda kaldığım vakit apartman kapısını bana açan köpekli amcayla karşılaştık. kendisi bana yaptığı iyilikten dolayı komşuluk standartlarımın hayli üstünde, ben de "holaaa bon dia." dedim. bon dia, buenos dias'ın (yaaaani iyi günler'in) katalancası, buenos dias'tan da daha kısa olduğu için çok kolayıma geliyor, bu katalanlar da katalanca konuşunca seviniyorlar. neyse, adam şöyle bi bana baktı baştan aşağı, sonra üstüne basa basa "buenos dias." dedi. ahahahaha..amca yaaa ben de ispanyolca konuşmak istiyorum, bak bildiğin gibi değil, katalan kültürüyle alakam yok demek istediysem de bakışlarımla, adam bir daha göz kontağı kurmadı benimle saniyeler içerisinde..kapısını çalıp "amcaaaa amcaaaa köpekli amcaaaa, iki kelime castellaaaano konuşalım" desem mi ki??
mad men izliyorum şu aralar çılgınca. bilmeyenler için, 50'lerdeki amerikan reklam dünyasındaki adamlar (mad men yani bunlar, ad men'den geliyor) hikayemizin baş kahramanları. yardımcı aktörler arasında, amerikan ırkçılığı (kadınlar, yahudiler, yani beyaz amerikalı erkekler dışındaki herkes üstüne), şimdi 60'lı yılların başlarındalar, haliyle hippiler, devrim kıpırtıları, tiyatro, vs. gelmekte..2 gündür izleyemiyorum, şimdi dişlerim kamaşıyor izlicem diye, o yüzden kısa kesiyorum, herkes izlesin valla ben karışmam.
bu arada bizim haftaya tatil planları yalan oldu, zaten tek girişli schengen'imiz varmış bizim (bunu da sınıftaki rus kız hatırlatana kadar akıl edememiştim hehe), kıçımızı kırıp ders çalışıcaz heralde..olsun, daha barcelona'da keşfedilmemiş milyon tane yer duruyor.
şimdi odayı toplayıp mad men izleme zamanıdır!

edit: ibrahim amca, 5 bitkiyi karıştırıp kanı durduran bir şey bulmuş, aslicim sen bi oku şu haberi istersen, biomex sahalarında görmek isteriz böyle şeyleri:)
http://www.milliyet.com.tr/2007/10/25/son/sonyas15.asp

23 Ekim 2007 Salı

akademik tosbaa

melabalardan melabaaa..boş vakitten bol bir şeyim yok, blog başındayım o yüzden. bebek çığlıklarıyla dolu bir ev ortamından sesleniyorum sizlere gönül dostlarım..kerstine'in bir arkadaşı geldi berlin'den, burada kalıyor 2 yaşındaki kızıyla beraber, bizim loa'nın da 1.5 yaşında olduğunu hatırlarsanız, sabahın köründe ağlama sesleriyle yataktan fırlamam şaşırtıcı olmamalı ehehe..neyse, bunlar sabah tam bir catfight (bilmeyenler varsa orhan sevinç'e yönlendiriyorum) şeklinde birbirlerine girdiler, loa (bu bizimkisi) tüm maymunluğuyla duruyordu, diğeri koşarak gelip ona vurmaya başladı, 2-3 saniyelik bir donma anı yaşandı evde, sonra tüm anneler kızlarına sahip olmaya çalıştı ehuehueheu çok komikti, bebeler birbirlerine vuruyorlar gözleri kapalı böyle pat küt geçiriyorlar. neyse böyle başlayan günümüz benim undergradların midtermüyle devam etti. neyse, kopya çeken hemen anlaşılıyor, o hocanın nerede olduğunu belirleyen kafa kaldırma hareketi çok güldürdü beni, hepsiyle göz göze gelip "noluyo??" göz kırpması çaktım, çok eğlendik. sınav testti, yanlış doğruyu götürmüyordu ve bu saftiriklerden boş bırakanlar oldu, ben hemen bir şeyler attırdım tabii ki geri verip:)) türklerin pratik zekasını tartıştık sonra keremle yemekte. sonra da 5 saat kütüphanede sunum hazırladık ehehe..
neyse yaa haftaiçi okul-ev arası geçen hayatım haftasonu hareketli aslında. cumartesileri ışıl'a gidiyoruz nazlı'yla bazen. bizi şımartıyor bi güzel oooh..gelsin kahveler gitsin fallar, sucuklu yumurta yapiyim mi nolur filan diyor, elimize de sedergine tutuşturdu giderken ehueheu. falımda bugün haber alacağım çıkmıştı ama nerdeeee..bir de yolculuk kavuşma kucaklaşma çıktı durdu, ooh mis.
haftaya bizim perşembe tatil, cumayı da bağlayıp bir yerlere gidelim diyorduk. marakeş'e cuma gidip pazartesi dönmeli toplam 100 euroya bilet bulduk, pınar ucuz bilet bulamadı, marakeş yalan oldu. neyse zaten anlık bir gazdı galiba:)) sonra biz mi pınarın yanına gitsek dedik, ama maaşallah herkes brüksel-amsterdam a gidiyormuş bravo yani yuh. ulan her yerini de biliom artık, yolumu kendim bulucam bi bırakın da gideyim di mi yaa. bak sinirlendim neyse sakinleşiyorum:) italya, fransa desen oralara da yetmez 3 gün. neyse biz yine burada kaldık galiba şuursuzlar olarak:) neyse daha gezmedik çok yer var vurucam kendimi sokaklara..bu arada burası inanılmaz soğuk, şu anda 10 derece, lakin kalorifer falan yok, bu deniz kenarındaki memleketler havanın hiç soğumadığını zannediyorlar ya kar yağmayınca (bkz: izmir), kalorifer koymayı düşünmüyorlar. neyse elektrikli soba filan alicam bu aralar. yoksa donuyorum.. bunlar bana herhalde kuzeydeki odayı verdiler güzel oda güzel oda deyu ehue. hasta olmazsam iyidir uff. öpüyorum herkeşleri mucuuu

21 Ekim 2007 Pazar

hola!!

Eveeet. Eski yazıları temizledik, yepyeni bir sayfa açtık önümüzde. Hemen belirtmek lazım, bu "wonderland" ne Barcelona, ne başka bir şey, bildiğimiz alice'in wonderland'i, en tavşanlısından. Bilenler bilir, öylece duruyordu bu blog, kafamdakileri taşımaktan yorulunca yazıveriyordum buraya en karışık hikayeleri. Gel zaman git zaman yazmamaya başladım ama artık herkese mail atmaktansa şuraya iliştirivericem ne oldu ne bitti deyu, merak eden varsa okusun, yoksa da kimsenin mailbox'ını doldurmayalım. Buyrun burdan yakın:

Neredeyse 1.5 ay oluyor Barcelona'ya geleli. Ev bul, yerleş, okulu hal-i yola sok, Barcelona'nın havasına alış (2 kutu antibiyotik bitirdim, nasıl giyinileceğini bilmiyorum galiba) derken geçti günler. Artık duruma gayet hakim, pazar günleri 2'de uyanan bir katalan bozmasıyım ehehe..Mikroekonomi devam ediyor, bebeler her ders beni maymuna döndürüyor, geçen soruyu yanlış çözdüm artık abartıp buna rağmen işte böyle çözersiniz, olasılıklar değişecek sadece derken buldum kendimi dersin sonunda hihi. Bunun dışında ev ahalisiyle 3 dil konuşuyoruz, adamla İspanyolca, ama bu havadan sudan öteye gitmiyor, hava da ne kadar yağmurlu diil mi, oo afiyet olsun favori cümlelerimiz arasında. Kadınla Almanca - İngilizce karışık, tabii Almancamız havadan sudan öteye gitmiyor onunla da, benim üç kuruşluk Almancamdan sıkılınca İngilizce'ye dönüveriyor kendisi, yaw Kerstinecim dur iki dakka hatirlicam dememe kalmadan çat İngilizce konuşuveriyoruz ehehe. Bizim 1.5 yaşındaki miniko derseniz, sürekli ağlıyor ve çığlık atıyor, cumartesi günü kendisini mutfakta gözyaşlarından oluşmuş bir göl içinde ağlarken buldum, yemin ediyorum gözyaşları böyle boynunda gölcükler oluşturmuştu ehuehu, neyse komik kız işte, sabahın 9unda çığlıklarıyla uyanmak pek komik olmasa da, onun da çaresini buldum 6da yatıyorum 1e kadar deliksiz uyku:)) Şaka bi yana, hakikaten Barcelona'da zaman bir garip işliyor. Siestaya bi alışınca şahane oluyor, yemeği o araya denk getiriyoruz, o arada evi topla işte bilgisayar başında vakit geçir derken 4 oluyor, tabii dışarıda yapılacak iş varsa bu araya bırakmamak lazım, zira bankalar sadece 9-12 açık mesela..Bunun dışında bi bakıyorsunuz saat 10 olmuş yemek yenmemiş daha. Dışarı 12'den önce çıkılmıyor, 4'te dönünce erken dönmüş oluyoruz. Ki benim 4'te Aspava'da uyumaya çalıştığım günler akla gelirse 6'ya kadar dayanma ihtimalim pek olmuyor anlayacağınız gibi, ama alışıcaz başka yolu yok:) Henüz çılgın Barcelona hayatıyla pek alakam olmadı, geçenlerde 2 sokak öteye Mika geldi gitmedik salağız biliyorum. Ama olsun Travis izledik hem de beleeeeeş huha (unuttuysanız hatırlatayım dedim). Bunun dışında Kasım'da Gogol bordello, air ve dream theater geliyor, paramı en optimal şekilde dağıtıcam hepsine.

Gelelim Türkiye'ye..Dışarıdan daha da garip görünüyor canım ülkem. Bi yandan anlamsız bi referandum (abi evet çıktı da, hayır çıksa ne olacaktı, neyi refere ettik şimdi sayın rte??), bi yandan adamlar 8 askeri rehin aldık diyor, hala "iddia" diyorlar, adam mecliste resmen savaş ilan ediyor, ab yetkilileri herkesten önce adamla görüşüyor (soyadı beni çok güldürüyor), en fenası da benden küçük çocuklar ölüyor bok yoluna..ne istedikleri belli değil, bıraksak toprakları o topraklarda ne yapacakları belli değil, barışçıl çözümün ne olduğu belli değil, herkes kafasına göre iş yapıyor, kazanan galiba yine silah gelirleriyle özgürlük anıtını temizleyecek olan abd..vallahi midem bulanıyor artık, rastgele bir hayat yaşıyoruz artık, jeopolitik önemimizi yastığımızın altına koysak olur mu acaba?? Facebook'ta duvarımıza bayrak koymak yeter mi?? Sivil toplum üzerine doktora konusu seçmeye çalışmak pasifliğin allahı olmuyor mu?? Püffff..
Neyse diyeceğim odur ki, Barcelona'ya gelin yeriniz hazır. Etrafta bebek bezleri bulabilirsiniz aldırmayın, mümkün olduğunca az şeye dokunarak hayat idame ettiriliyor (allahım idame dedim) kehkeh.. Bu arada bir test yaptım, güya "hissettiğiniz ulusu" buluyor, önce amerikalı çıktım huha, sonra yaptım bu sefer daha ayık kafayla, sonucu da ahanda burada:



Which country should you REALLY be living in?

Cuba

Personality Test Results

Click Here to Take This Quiz
Brought to you by YouThink.com quizzes and personality tests.


Hahaaa!! Duy sesimi Fidel, ben Kübalıyım!! Hepinizi sever, kocaman da öperim..Tez vakitte resimlerle karşınızda olucam!