iyi ki ekşi sözlük var. böylece eskiden benim de özgür, mutlu, sanatla iç içe bir yaşantım olduğunu hatırlayabiliyorum. eski yazdıklarımı karıştırma günüymüş bugün.
"sana bakıyordum. gök akşama hazırlanıyordu. (akşam durudur.) bir yaprağı kopardın.
-bu yaprak bizans resimlerinde var! dedin.
yalın, diri, korkunç yeşil bir yapraktı ve ben ilk görüyordum. (yeşil korkunçtur.)
birden akşam düşüverdi. hiç bizans'da olmadığımı düşündüm. üç kuş birbiriyle çarpıştı, yitti. (yitiş sonsuzdur.) yaprağı elinden bıraktın. kalktık.
neden sonra bir taş kabartmasında aynı yaprağı göreceğimi nereden bilecektim? (dünya bir yansımadır.)
yapraklara çıkıyordun!"
ilhan berk'ten.
bir afacanin serzeni$leri
Melike'nin akil sagligini korumasi icin, icindekileri disariya dokme aracidir, taklitlerinden kacininiz.
8 Ocak 2013 Salı
bir kuşun resmini yapmak için
bilkent'te bir prova öncesi osman'ın güzel sesinden dinlediğim prevert. meğer ne kadar mutluymuşum o günlerde.
bir kuşun resmini yapmak için
önce bir kafes çizin
kapağı açık olsun
sonra
çok sevimli
çok yalın
çok güzel
çok yararlı birşey çizin
kuş için
sonra da
bir bahçede
bir çalılıkta
ya da bir ormanda
bir ağaca asın tuvali
ve gizlenin ağacın arkasına
hiçbir şey söylemeksizin
kımıldamaksızın
bazen kuş hemen gelir
ama gelmeye karar vermeden önce
yıllarca da bekleyebilir
cesaretiniz kırılmasın sakın
bekleyin
yıllarca bekleyin gerekirse
kuşun hemencecik gelmesi ya da gelişinin
tablonun güzel olması ile
hiçbir ilgisi yoktur
kuş gelince
gelirse yani
derin bir sessizliğe gömülün
bekleyin girmesini kafese
ve girdiği anda
usulca kapatın kapağını fırçayla
sonra kuşun tüylerinden hiçbirine dokunmaksızın
kafesin bütün tellerini silin birer birer
sonra da
dallarından en güzelini seçerek
resmini yapın ağacın
kuş için
yemyeşil otları, rüzgarın serinliğini,
toz bulutunu güneşin
yaz sıcağında yayılan böcek seslerini
resmedin
ve sonra
kuş ötünceye kadar bekleyin
ötmezse eğer
hayra yormayın bunu
tablonuz kötü olmuş demek
ama...
kuş öterse eğer
iyiye alamettir bu
imzanızı atabilirsiniz yani
o zaman
usulca koparıp kuşun tüylerinden birini
adını bir köşesine yazabilirsiniz tablonun
bir kuşun resmini yapmak için
önce bir kafes çizin
kapağı açık olsun
sonra
çok sevimli
çok yalın
çok güzel
çok yararlı birşey çizin
kuş için
sonra da
bir bahçede
bir çalılıkta
ya da bir ormanda
bir ağaca asın tuvali
ve gizlenin ağacın arkasına
hiçbir şey söylemeksizin
kımıldamaksızın
bazen kuş hemen gelir
ama gelmeye karar vermeden önce
yıllarca da bekleyebilir
cesaretiniz kırılmasın sakın
bekleyin
yıllarca bekleyin gerekirse
kuşun hemencecik gelmesi ya da gelişinin
tablonun güzel olması ile
hiçbir ilgisi yoktur
kuş gelince
gelirse yani
derin bir sessizliğe gömülün
bekleyin girmesini kafese
ve girdiği anda
usulca kapatın kapağını fırçayla
sonra kuşun tüylerinden hiçbirine dokunmaksızın
kafesin bütün tellerini silin birer birer
sonra da
dallarından en güzelini seçerek
resmini yapın ağacın
kuş için
yemyeşil otları, rüzgarın serinliğini,
toz bulutunu güneşin
yaz sıcağında yayılan böcek seslerini
resmedin
ve sonra
kuş ötünceye kadar bekleyin
ötmezse eğer
hayra yormayın bunu
tablonuz kötü olmuş demek
ama...
kuş öterse eğer
iyiye alamettir bu
imzanızı atabilirsiniz yani
o zaman
usulca koparıp kuşun tüylerinden birini
adını bir köşesine yazabilirsiniz tablonun
ece temelkuran
Mayıs 2006'da yazmışım sözlüğe. Başlık, "ece temelkuran":
aglatir beni zaman zaman..cocuklarin agzindan dokulenleri ayni saflikla yazabildigi gibi, catank diye "ahanda ben de bunu demek istemistim yillardir" diye ciglik atmaniza da neden olabilir. siddet kavsaginda cocuklar'i da yazan odur; su asagidaki satirlari da:
"beyler, siz anlamadan olup biter her şey. bir kadın, sığışmak için bir ilişkiye, siz hiç bilmeden, eksiltir kendini. bir kadın bir erkekle birlikte olmak için çoğu kez içindeki birçok kadını öldürür, sindirir. ürkmesin diye hayat ve erkekler, kadınlar, ilişkilerin kapılarından kendilerini azaltarak girer.
bu bahar beyler, eğer bir kadına düşerse aklınız, dinleyin beni, bu fakire güvenin bu konuda, ona şöyle deyin daha her şeyin başında:
kendini eksiltme, benim için bile!
emin olun, siz anlamasanız bile ne dediğinizi, o anlar. güvenin bana. "
http://www.milliyet.com/...4/09/yazar/temelkuran.html
aglatir beni zaman zaman..cocuklarin agzindan dokulenleri ayni saflikla yazabildigi gibi, catank diye "ahanda ben de bunu demek istemistim yillardir" diye ciglik atmaniza da neden olabilir. siddet kavsaginda cocuklar'i da yazan odur; su asagidaki satirlari da:
"beyler, siz anlamadan olup biter her şey. bir kadın, sığışmak için bir ilişkiye, siz hiç bilmeden, eksiltir kendini. bir kadın bir erkekle birlikte olmak için çoğu kez içindeki birçok kadını öldürür, sindirir. ürkmesin diye hayat ve erkekler, kadınlar, ilişkilerin kapılarından kendilerini azaltarak girer.
bu bahar beyler, eğer bir kadına düşerse aklınız, dinleyin beni, bu fakire güvenin bu konuda, ona şöyle deyin daha her şeyin başında:
kendini eksiltme, benim için bile!
emin olun, siz anlamasanız bile ne dediğinizi, o anlar. güvenin bana. "
http://www.milliyet.com/...4/09/yazar/temelkuran.html
4 Ocak 2013 Cuma
hayat
Dün o kadar çok hastalık, ölüm haberi aldım ki. İçim şişti. Hepimiz sağlıklı ve mutlu olalım ya nolur.
3 Ocak 2013 Perşembe
şamil şener baba
şimdi bu adam da insan, ben de insanım.
ben ki her gün sıcacık yuvamdan işe gelirken söylenen, ailesi çok arıyor diye sinirlenen, mutsuz bir bireyim.
utandım kendimden.
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=%C5%9Famil+%C5%9Fener
şamil şener, kendisi son dönemde vakıfbank reklamlarında gördüğümüz, çocuklarını okutmak için varını yoğunu satıp köyüne okul yaptıran bir baba.
o da insan, ben de insanım.
ama ben insan değilmişim gibi bunları görünce.
çok yaşasın.
ben ki her gün sıcacık yuvamdan işe gelirken söylenen, ailesi çok arıyor diye sinirlenen, mutsuz bir bireyim.
utandım kendimden.
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=%C5%9Famil+%C5%9Fener
şamil şener, kendisi son dönemde vakıfbank reklamlarında gördüğümüz, çocuklarını okutmak için varını yoğunu satıp köyüne okul yaptıran bir baba.
o da insan, ben de insanım.
ama ben insan değilmişim gibi bunları görünce.
çok yaşasın.
yeni yıl
yeni yıl geldi, hoşgeldi, sefa geldi. 2012'de çoğunlukla hastalıklarla uğraştım. Babamın süregelen hastalığının inişli çıkışlı halleri bir yana, su çiçeği oldum, sayısız defa grip oldum direk yatakta buldum kendimi. Daha kötüsü olmasın tabii. Güzel tatillere gittim, eğitimimin yurtdışındaki iki senesini geçirdiğim Barselona ve San Francisco'ya tekrar gittim, eksiklerimi tamamladım, özlemlerimi giderdim az biraz da olsa. Görmediğim yerler, daha önce yapmadığım tatiller yaptım, bkz. Fethiye. Çoğunlukla iş hayatını sorguladım, Ankara'yı yine sevmedim ama bu sefer kaçmadım:) Nispeten daha az seyahat ettiğim ama yine de hop diye geçiveren bir sene oldu.
2013'ten beklentim daha verimli geçmesi. Uzun süredir yapmayı planladığım ancak mali durumu denkleştiremediğim için çok da niyetlenmediğim bir şeye başlayacağım. Umarım beni bir yerlere götürür. Daha çok güleceğim, daha mutlu olacağım ve etrafımdakilerin de daha mutlu olacağı yeni bir yıl diliyorum. Hepinizi öpüyorum.
2013'ten beklentim daha verimli geçmesi. Uzun süredir yapmayı planladığım ancak mali durumu denkleştiremediğim için çok da niyetlenmediğim bir şeye başlayacağım. Umarım beni bir yerlere götürür. Daha çok güleceğim, daha mutlu olacağım ve etrafımdakilerin de daha mutlu olacağı yeni bir yıl diliyorum. Hepinizi öpüyorum.
11 Aralık 2012 Salı
iş hayatı
iş hayatında benim kadar çatlamak üzere olan varsa beri gelsin. cidden. bu neeemiş yaaaaa offf. mutsuzluk artık damarlarımdan fışkıracak. mühühüühühü hayat bu olmamalı:(
Kaydol:
Yorumlar (Atom)