
aman yaleppi, tam 1 sene 1 ay olmus bloguma yazmayali. vuuuuu. bu ne yuzsuzluk ne sorumsuzluk. hadi temmuza kadar anladik melike hanim, yeni evdi, okuldu falan derken vakit ayiramadin, onun yerine paso dizi izleyip durdun, lakin temmuzdan sonrasini kabul etmiyoruz i-ih. hatta bugun bile yapmaya usenirdim de, ne zamanki son gorusmede "blogunuz var mi?" sorusuna, "ehi evet var." dedim, ve akabinde gelen "adresi aliyim?" sorusunu da "yaaaa ama yani benimki daha cok gunluk gibi" diye gecistirdim; o an anladim, benden adam olmaz. hehe. kisacasi blogu guncellemeye karar verdim, hatta gaza gelip bir de ingilizce blog konduruvereyim dedim daha ciddi olur, ingilizce geyik yapmam, uluslararasi platformda cok ciddi bir insanimdir (lan?).
haydi o zaman kisaca bir catch-up. temmuz'da donuldu barselona'dan. iki uc gorusmeye gidildi, ellerde patlatildi, donuldu. olabilecek pozisyonlar donduruldu, ilanlar kaldirildi, gorusmelerde gereksiz heyecan yapildi, basiretler baglandi. sifira sifir diycem ve anti klise timini karsimda gorucem diye cok korkuyorum, ama aynen oyle durumum. ha bu durum benim ozguvenimi biraz koreltmek disinda pek koymuyor, napalim diyip geciyorum, turk olma durumu pek incelenesi bir seymis a dostlar. "kader..." aha.
bu arada beni istanbul'da misafir edenlere, surekli is ilanlari yollayip moral verenlere, gezdiren gordurenlere, sanat camiasina cekenlere sonsuz tesekkurlerimi sunuyoooor, 2009 blog sezonunu aciyorum. haydin gari.
1 yorum:
tahsin usta da sana teşekkürlerini sunuyor hacım. kırpık falan hepsi selam söylüyor cicim
Yorum Gönder