8 Temmuz 2011 Cuma

saldım gitti

tamam, kendimi çözdüm. rahat duramayan bir yapım var. sonuna kadar sorgulayan, öyle mi böyle mi demekten şu anı çözemeyen bir yapı bu. güzeeeeel. şöyle dursun kenarda.

buna ek olarak, sevdikleriyle hep bir arada olmak isteyen bir yapı da mevcut. lakin, tüm sevdikleri dünyanın dört bir yanına dağıldığı için hepsiyle birlikte olamıyor. yıllar önce pınar'ın dediği gibi, herkesi bir adaya toplasak, tüm sevdiklerimiz bizimle olsa, yesek içsek gülsek eğlensek. yok anacım, olmuyor. illa bir şeyler sokulacak araya, halbuki insanın tek ihtiyacı gülmek eğlenmek sevmek sevilmek şu hayatta. geriye kalan her şey fasa fisoymuş bunu anladım. ama sistemin ötesine berisine saklanmak gibi bir lüksümüz ne yazık ki yok. aile kurumu olsun, hep sorguladığım "toplum" kavramı olsun, bunu imkansız hale getiriyor. şehir yaşamı insanı mengene gibi sıkıştırırken aslında farkında değiliz bizden neleri götürdüğünün. tamam, yakında olacağız, ama iş işten geçmiş olabilir her an. get ready.

cumartesi çok sevdiğim ve mutlu olmasını istediğim bir insanın hayatında yeni bir başlangıç günü. burayı okuduğunu öğrenmiş bulunuyorum, yine okursa, ona sonsuz mutluluklar diliyorum. vaktiyle kendisini anlayamadığım için (ki kendisinin tam da şu anda benim bulunduğum yaşlarına denk gelir bu dönem) özür diliyorum. Ama insan yaşamadan görmüyormuş, göremiyormuş bunu anladım. Çok mutlu olmasını dilerim, onun da dediği gibi "hayat çok kısa, önemli olan bu arada mutlu olabilmek."

Varsa yoksa sağlık & mutluluk dostlar, gerisi tiri viri.

Severim sizi.

Hiç yorum yok: