3 Ağustos 2011 Çarşamba

on the road again

evet, mobil dünyanın önde gelen neferlerinden olarak, şu yazımı ankara - istanbul otobüsünden yazmakta olduğumu belirtmek isterim sevgili melike'nin-bloguna-hemen-bakaydık-diyenler. yeni kararlarım dahilinde (dönüş kararı) bir süredir ankara'daydım. dün en sonunda proje müdürümüzle konuşma fırsatı buldum. neden gittin - neden geliyorsun'lara cevaplar verdim, istanbul'daki çalışma ortamını anlattım, neden alışamadığımı, ne umduğumu ne bulduğumu / bulamadığımı dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım işte. söz vermediklerini, bekleyeceklerini söylediler. ben de bekleme sürecine girdim kısacası. bekleme sürecinin kısa olması en büyük umudum, zira bu yaştan sonra valideden para istemeyi hiiiç ama hiç istemiyorum. hayırlısı diyelim.

evet şimdi kediş sorunumuzu çözmek için apar topar istanbul'a gidiyorum. ha, çok da apar topar değil aslında, yarın gitmeyi planlıyordum ama catherine'in çığlıklarına apartmandan yazılı ihtar gelmesi nedeniyle sabah ani bir kararla eşyalarımı toplayıp istanbul'a gidiyorum (çok çılgın bir durum olduğu sanılmasın, -ah ilk uçakla soluğu istanbul'da aldım gibi bir durum yok, aksine e hadi gideyim burada napıcam diye gidiyorum evet). kedişimize talip var, gözüm tutarsa yarın vericiiim kendisini. bakalım neler olacak.. ondan sonra da haftasonu kızların doğumgünlerini kutlayıp pazartesi bir roadtrip edasında araba kiralayıp eşyaları arabaya atıp ankara'ya geliciiim diye düşünüyorum, hayırlısı.

neyse bu boşluk da iyi oldu azıcık, bol bol kitap okuyorum, gündemi yakından takip ediyorum, angara kafası güzel, umuyorum iyi olur.

öpenzi.

Hiç yorum yok: